Fotolia

TEKNOSA ANNELER GÜNÜ REKLAMI – ELEŞTİRİ

Her yıl olduğu gibi, yine bir anneler günü yaklaşırken, ‘geleneksel anne portresinden’ yola çıkan bir reklam filmiyle daha karşı karşıyayız. Son yıllarda farklı sektörlerdeki firmalar, anne ve çocuk ilişkisini karikatürize ederken ‘aynı annem’ dedirtiyor ve ilk önce güldürüp sonunda göz yaşartarak alkışı topluyor.

Genel olarak internette okuduğum eleştiriler, daha çok reklam filminin duygu sömürü yapmasından şikayet etmişler ancak söze ‘sömürü‘ diye başlayacak olursak, herhalde bu eleştiriden kurtulacak, ne bir ajans ne de bir marka kalmaz elimizde. Bu tarz filmleri izleyince benim her zaman üzüldüğüm, kadınların acınacak haline insanların gülmesi oluyor.

Süpüren, pişiren, ütüleyen, yıkayan bir anne, biricik oğlunun peşinde dört dönüyor. Teknolojik aletlerle bu kadar benzer özellikleri olmasına rağmen, TV izlemek dışında kadıncağızın teknoloji ile uzaktan yakından ilgisi yok. Aslında bu annenin ev dışında bir hayatı olduğunu düşünmeye bile korkuyor insan. Boş zamanlarında da zaten belli ki, renk renk giydirdikleri o çirkin yelekleri örüyor.

Başkalarını bilmem ama ben bu reklamı izleyince annelikten soğudum. Neden bir kere de değişiklik olsun diye, e-posta yazan, fotoğraf çeken, ofise giden, Facebook hesabı olan bir anne izleyemiyoruz? Neden bu anneler sofrayı çocuklarıyla kurmuyor, neden arkadaşları yok, neden koca koca çocuklarından sonra eve girmeleri söz konusu olmuyor? Ya da neden bir kere de kız çocuğu annesini erkek arkadaşıyla tanıştırmıyor. Ama durun, senaryoda kız çocuğu olsaydı, çay koyarken annesinin kaş göz yaparak bizi güldürdüğü bir sahne yazılabilirdi ancak.

Cevap olarak ‘ama annelerimiz böyle’ diyenlere söylüyorum. Biraz daha bu senaryoların tadını çıkarın çünkü yeni nesil anneler geliyor. Hem çalışıp hem de çocuk bakmanın yollarını buluyorlar. Çocuklarının iPhone ile fotoğraflarını çekip Instagram’da paylaşıyorlar. Sokağa çıkmaktan korkmuyorlar, dışarı çıkıyorlar, kendilerinin de bir hayatı olduğunu biliyorlar. İşte gerçek ‘son teknoloji anneler’ onlar. Ben de bunu destekleyen reklamcıların çoğalmasını ve kadınları eve hapsedip, bunun da ne kadar kutsal, ne kadar sempatik, ne kadar harika olduğunu empoze eden reklamların son bulmasını diliyorum.

Teknosa Anneler Günü Reklam Filmi – Son Teknoloji Anneler

  • Ajans: 41? 29!
  • Kreatif Direktör: Seren Köroğlu
  • Metin Yazarı: Güldeniz Dündar
  • Yönetmen: Doğan Tanyer

JAPON SAÇ TASARIMI

Japonya’yı hiç ziyaret etme fırsatım olmadı fakat insanların günlük hayatlarında renkli tasarımlara bu kadar yer verdiği bir ülkede bulunmak ilginç olabilir diye düşünüyorum. Bilmiyorum kaç kişinin aklına gelir ya da aklına gelse de kaç kişi uygular ama yukarıda bir Japon gencinin, taze domates şeklinde tasarlanan saçlarını görüyorsunuz. Çoğumuza ne kadar marjinal gelse de, tüm dünyada ünlenen Japon sokak modası, Harajuku stili çok daha renkli ve göz alıcı örnekler barındırıyor.

BİRAZ INSTAGRAM BİRAZ POLAROID

Şimdiden 2013 yılının en iyi inovasyonlarından biri olarak kabul edilen Socialmatic Camera, Instagram’dan sonra en çok konuşulacak fotoğraf konulu yeniliklerden biri olacak gibi görünüyor.

Polaroid’le işbirliği yapan firmanın (Socialmatic) ürünü çok yakında satışa sunulacak. Bu özel makineyle çektiğiniz dijital fotoğraflara, tıpkı Instagram’da olduğu gibi, efekt ekleyebiliyor ve ardından Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabiliyorsunuz. Buraya kadar saydıklarımız zaten şu anda herkesin elinin altında olan ve artık sıradan görünen özellikler.

Bu makinenin farkı ise, çektiğiniz ve İnternette paylaştığınız aynı fotoğrafı, anında karta da basabiliyorsunuz. Nostaljik Polaroid makinelerle olduğu gibi! Fotoğraf ‘bastırmak’ çok gerilerde kaldı diye düşünürken, Socialmatic Camera ile yeniden albümler ortaya çıkacak gibime geliyor. Aşağıdaki videoda, makinenin nasıl kullanıldığını detaylı olarak görebilirsiniz.

VEKTÖREL GANGNAM STYLE

Ne kadar bıkmış olsam da, şarkıcı Psy ve onun Gangnam dansıyla ilgili bir şeyler her an her yerde ve üstelik çoğu kez gerçekten komik de oluyorlar. Tıpkı bu vektörel çizimler gibi! Tam olarak nerede ve nasıl kullanılacaklarına dair bir fikrim yok ama kendimi tutamadım ve paylaşmak istedim.

Vektörel çizimleri .ai formatında İndirmek için gideceğiniz link şurada.

BEYONCE’NİN KÖTÜ FOTOĞRAFLARI

Beyoncé’nin Super Bowl performansının ardından Buzzfeed sitesi, performanstan birkaç kare yayımlayarak, Beyoncé ile ilgili bir haber yaptı. Beyoncé ile ilgili kötü bir söz etmiyorlar ama değişik yüz ifadelerini de kare kare sergiliyorlardı. Bu haberin ardından Beyoncé’nin halkla ilişkiler uzmanı siteye bir mail göndermiş ve şarkıcıyı kötüleyen bu fotoğrafların kaldırılmasını rica etmiş.

Buzzfeed, bu fırsatı değerlendirerek maili de yayınladı ve fotoğrafların kesinlikle kaldırılmayacağını ifade etti. Siteye başka haber sitelerinden de destek geldi. İnternet çağında, herhangi bir kanunu ihlal etmeyen ve sakıncalı olmayan bu fotoğrafların kaldırılabileceğini acaba Beyoncé ve çevresindekiler nasıl düşündü? Herhalde işin içine kendini beğenmişlik girdi. Ne de olsa daha geçenlerde HBO, şarkıcının kendisi ile ilgili yine kendisinin çektiği bir belgeseli yayımlandı.

Bu halkla ilişkiler hatasının sonu ne oldu derseniz. İlk haberi ve fotoğrafları hiç görmeyenler de artık görmüş oldu. Şimdi bu tuhaf sansür girişimine tepki olarak fotoğrafları herkes yayımlıyor.Üstelik fotoğraflara yorum katarak! Eh, İnternetin diline düşmeyeceksin.

DÜNYANIN İLK 3D YAZAN KALEMİ

Başlıkta yazmak dedik ama bu kalemle yazmaktan çok çizim yapmak isteyeceğiniz ortada. 3Doodler adlı kalemle tüm çizimleriniz hemen karşınızda gözle görünürün ötesinde, elle tutulur bir şekil alıyor. Kalemin ucundan sıcak ve hemen soğuyan plastik bir madde çıkıyor. Cihazın bu kendine özgü mürekkebi sayesinde kağıda gerek kalmadan, boşluğa çizim yapabiliyorsunuz. Söylediklerim anlamsız gelmeye başladıysa, neden bahsettiğimi görmek için aşağıdaki videoyu izlemenizi öneririm. Gerçekten de harika bir icat!

3Doodler şu an proje aşamasında ve kickstarter.com‘da yatırımcısını arıyor. Bakalım yakın bir zamanda hayata geçebilecek mi?

ANADOLU EFES’E GİZLİ KAMERA ŞAKASI & HEINEKEN

Şu ara en çok izlenen ve paylaşılan videolardan biri şüphesiz Anadolu Efes takımına yapılan gizli kamera şakası. Şakadan çok taraftarların sürprizi. Pek çok beğeni aldığını ve gitgide yayıldığını da ekleyelim. Takımın şaşkınlığı, taraftarın coşkulu ve insanı gaza getiren şarkısı, orkestra eşliğinde tüyleri diken diken eden bir görüntü ortaya çıkarıyor.

Bu tip bir kampanyayı bundan birkaç yıl önce Heineken, bu kez taraftarları hedef alarak düzenlemişti. UEFA Şampiyonlar Ligi sponsoru olan Heineken, Real Madrid & AC Milan maçının olduğu günü hedef alıyor. İlk olarak şehirde bir klasik müzik konserinin olacağı duyuruluyor, tabii maçla aynı günde. Ardından 200 kişi ile email yoluyla irtibata geçen firma, bu kişilerin de yardmıyla yaklaşık 1000 kişilik bir taraftar grubunun bu konsere gelmesini sağlıyor. Tabii ki gelenlerin hemen hepsi maç hastası ama patronlarını, kız arkadaşlarını, öğretmenlerini vs kıramadıkları için maç günü istemeyerek de olsa bu konsere gelmeyi kabul ediyorlar. Maçın başlamasına az bir süre kala, bakın neler oluyor!

İki sürprizli video, iki spor dalı, iki klasik müzik konseri. Benzerlikler fazla ama birbirinin kopyası değiller. Yine de bazı fikirleri dahiyane bulmadan önce, bir esin kaynağı olup olmadığını bilmek saf görünmemizi engelleyebilir.

HERKESİN BLOGU VAR

Bugün bir derginin konu başlıkları arasında ‘Herkesin blogu varsa okuyucu kim?‘ diye bir soru okudum. Konuyu gelecek sayılarında işleyeceklerinden nasıl cevapladıklarını şu an bilmiyorum. Soru bana ters geldi. Bu biraz ‘Herkesin bir işi varsa müşteri kim?’ diye sormaya benziyor. Bloglar çok farklı kategorilere ayrılır ve örneğin sağlıkla ilgili yazan bir blog yazarı, edebiyatla ilgili başka bir blogu ‘benim zaten blogum var’ diyerek okumazlık etmez.

Nadir olduğu için değer biçilen ürünler var tabii. Ama blog öyle bir meta değil. Marifeti de bu zaten: Herkesin kolayca, kimseyle muhatap olmadan, bedavaya erişebilmesi. Okuyucusu olan bir blog elbette para da kazandırır ama para kazanması bir blogu devam ettirmek için bir koşul değildir.

Türkçe bloglar arasında ne yazık ki seyahat, sanat, teknoloji vs gibi bilgi, deneyim, uzmanlık gerektiren bir alanı ele alan, belli bir konuyu işleyen (veya bir proje sunan) ve düzenli içerik üreten kişisel blog sayısı ve çeşitliliği çok az. En azından kalabalık nüfusumuz göz önüne alındığında, öyle.

Şu an blog teması olarak revaçta olan, kendi hayatından kesitler sunmak (memoir blog) veya ilginç bulduğun başka blog içeriklerini paylaşmak. Konu sınırlaması olmayan bu tip blogların iyi olma şansı pek yok. Birincisi, bu bloglar herhangi bir soruna çözüm sunmazlar. İkincisi de ‘celebrity’ olmayan, sıradan bir vatandaşın hayatı bir diğerine, dakikalarını ayırıp onu okuyacak kadar ilginç gelmez. Hatta çoğu zaman yazan farkında değildir ama yabancı biri olayların gerisini bilmediğinden, yazarın neden söz ettiği de anlaşılmaz.

Bu anı-blog konusunda hiçbirimizin beğenmediği ‘Pucca Günlük‘ten aslında çıkarılacak epey dersler var. Boşluk bulmak (niş konu) ve o konuyu sonuna kadar götürmek anlamında her şeyi yerli yerinde olan ender anı-bloglardandır. Sıradan biri aklına eseni yazıyor gibi görünse de aslında konuludur: kadın erkek ilişkisi üzerine -cinselliği sansürlemeden, (bizimki gibi yüksek ahlaklı bir toplumda) epey cesurca ve en önemlisi herkese değil, belli bir hedef kitleye yazılmıştır.

Herkesin blogu olabilir. Böyle bir platformun değerlendirilmemesi, ilgi görmemesi esas abes olurdu. Okuyucu kim diye soruyorsak, bir blogu kimin okuyacağını blogun içeriği belirler. Özgün, ihtiyaca yönelik ve bir soruya cevap veren içerik, o soruyu soranlar tarafından okunacaktır.

YILBAŞI İKONLARI

Bu güzelim yılbaşı, png ikonlarının paylaşımını bu saate bıraktığım için ben de çok üzgünüm. Bu kadarla da sınırlı değiller, dosyayı ücretsiz olarak indirdiğinizde toplam 10 ikonunuz oluyor. Şimdi artık pek çok yeni yıl projesi tamamlandı da eskiyor bile, biliyorum. Yine de ücretsiz ikon her zaman yararlıdır. Artık arşive koyup seneye kullanacağız.

Şimdiden herkese iyi yıllar. Yaratıcılığın zirveye ulaştığı ve gözleri kamaştırdığı yeni bir yıl dileğiyle.

Not: Linke tıkladıktan sonra dosyayı indirmek için makalenin sonuna ilerleyin.

VEKTÖREL YILBAŞI AĞACI

Sayılı günler kala, hâlâ yılbaşı için görsel telaşında olan varsa, bu vektörel yılbaşı ağacı dertlerine çare olabilir. Tüm sadeliğine karşın mesajını gayet net bir şekilde veren, harika bir tasarım. Keşke ücretsiz olduğunu da sözlerime ekleyebilseydim ama her zamanki gibi güzelliğin bir bedeli var.

Neyse ki çok büyük paralar söz konusu değil. Vektörel formattaki görseli, 2.96 Dolara Fotolia’dan satın alabilirsiniz.

Yılbaşı tebriği veya kampanya ilanları için kullanılabilir. Bana kalırsa bir kitapçık veya yılbaşı temalı katalog kapağı olarak da  tek başına bile çok şık duracaktır.

‘Satın almaya gerek yok, ben buradan yola çıkar, daha iyisini yaparım.’ diyenler bu sade tasarımı geliştirip kendi konularına, çalışma alanlarına göre daha süslü veya daha ayrıntılı bir tasarım yapabilirler tabii.

Fotolia