Yararlı Siteler Arşivi
BİR TASARIMCININ RESİMLİ GÜNLÜĞÜ





Republica Reklam Ajansı’nda sanat yönetmeni olarak çalışan Ahmet Coka’nın illüstratif blogunu (ne kadar özeniyorum ama ne yazık ki çizer değilim) tesadüfen gördüm ve çizimlere uzun süre bakmaktan kendimi alıkoyamadım.
Ajansta geçirilen bir gün, Fenerbahçe maçı ya da sevdikleriyle bir hafta sonu Coka için ilham kaynağı olabiliyor. Blogun arşivine bakarsanız 2009 yılından bu yana çizim eklendiğini görebilirsiniz.
Tek tek her çizime bakmaya zamanım olmadı elbet ama tesadüfen gördüğüm bebek çizimleri dışında (çizer olmayabilirim ama sevimli neye denir biliyorum) posterine ya da en güzeli asıllarına sahip olmak isteyebileceğiniz çizimler bunlar. Naif ve sade görünüyorlar ama bu tür çizimler, hadi bir tane de ben yapayım dediğinizde taklit etmesi en zor örneklerin başında gelir.
Blogda ara ara Ahmet Coka’nın ve sevdiklerinin fotoğrafları da yer alıyor. Bunun dışında örneğin Steve Jobs’un ölümü ya da bayram gibi, gündemdeki konulara dair çalışılmış illüstrasyonları da görebilirsiniz.
ÜCRETSİZ 3D MODELLER
Dijital 3D tasarımlar konusunda uzmanlaşmak isteyenler kesinlikle doğru yoldalar. Günden güne daha çok hayatıımıza giren ve yaratıclığa yepyeni bir boyut katan 3. boyutla ilgilenenler: İşte birbirinden kullanışlı onlarca, yüzlerce ücretsiz 3D model. free3dmodelz.com adresine girerek dilediğiniz indirebilirsiniz. Yalnız tek bir şartla, maalesef ticari çalışmalarda kullanmanıza izin yok.
SİTENİZ iPAD’DE NASIL GÖRÜNÜYOR? HEMEN BAKIN
Artık web sitelerinin sadece masaüstü ya da dizüstü bilgisayarlarda değil, daha küçük ve taşınabilir cihazlarda nasıl göründükleri de önemli. Ekran küçüldüğünde ve layout değiştiğinde bile kullanışlı bir siteniz var mı? Bu sorunun cevabını bulmak için mutlaka binlerce lira harcamanıza gerek yok. iPad Peek adlı web sitesi, sitenizin layoutunu iPad ekranında hemen görebileceğiniz bir iPad simülasyonu sunuyor. Sayfaya tıkladıktan sonra karşınıza çıkan iPad ekranındaki adres barına sitenizin adresini girin ve birkaç saniye içerisinde sitenize bu cihazın ekranından bakma şansını yakalayın. Çerçevenin dış kenarına tıklayarak sayfa yönünü değiştirmeniz mümkün.
İNTERNET YOLUYLA NASIL PARA KAZANILIR?
Önce şu soruyu hemen cevaplayalım: İnternetten para kazanılır mı?
- Evet.
Fakat aynı hızla çok önemli bir noktaya açıklık getirelim: İnternet yoluyla para kazanmak demek çalışmadan, üretmeden ya da yatırım yapmadan para kazanmak anlamına gelmez. Öyleyse bu büyük yanılgı nereden kaynaklanıyor? Çünkü internet kolay ulaşılabilir ve tek başına yürütülebilecek bir iş yeri gibi algılanıyor. İnternet yoluyla iş yapmak için ofis tutmak, adam çalıştırmak, takım elbise giymek gerekmiyor. Ama aynı mantıkla şunu sorgulayalım: Hepimiz evde yiyecek birşeyler hazırlayabiliyoruz. Peki, kaçımız bundan para kazanabiliyoruz?
İşte bu nedenlerden ötürü aslında internetten para kazanmaya çalışmak yanlıştır. Doğrusu internet yoluyla para kazanmak olabilir. İnternet sizin fikirlerinizi, çalışmalarınızı, ürünlerinizi ya da beceriniz her neyse onu yayarak para kazanmanızı sağlayacak bir araçtır. Şimdi bu aracın nasıl değerlendirilebileceğine bir göz atabiliriz.
1. Parlak fikirler size zaman kaybettirmesin.
Acımasız bir başlık gibi görünebilir. Yine de bir düşünelim. Gerçekten yeni bir Facebook ortaya koyabilecek misiniz? Genç yaşta dolar milyarderi olan Amerikalı gençlere öykünmenin Hollywood yıldızlarına özenmekten bir farkı yok. Bu tip mucitler dünyada sayılı ve çoğu da bilgisayar mühendisi. Daha üniversitede program yazmaya başlayıp projelerine yatırım alıyorlar. Üstelik artık internet dünyasındaki boşluk giderek daralıyor. Yapılmayan ne kaldı diye düşünerek zaman kaybetmek yerine ‘Ben neler yapabilirim’e odaklanmanız daha çabuk sonuç verecektir.
2. Bloglar & Reklamlar
İsterse milyonlarca ziyaretçisi olsun, eğer bir web sitesi ya da blog, sayfalarına reklam koymuyorsa (ya da üye olanlardan para talep etmiyorsa), bir kazancı olması da mümkün değildir. Demek ki internet yoluyla para kazanmak için çok sayıda ziyaretçisi olan ve reklam aldığınız bir ya da birkaç bloga ihtiyacınız var.
Sitenizde reklam yayınlamanın ise birkaç yolu var. İlkinde siteniz palazlandıktan sonra firmalar sizi keşfedip sitenize reklamlarını koymak isteyebilir. Size mail atarlar, ararlar ve pazarlık edersiniz. Firmalardan reklam bedeli olarak aylık 100 TL mi yoksa 1000 TL mi talep edeceğiniz ziyaretçi sayınıza göre değişir.
Diğer bir reklam yayınlama yöntemi de GoogleAdsense‘ e tıklayarak reklam programına kayıt olmaktır. Bu şekilde kimseyle muhattap olmadan web sitenizde Google’ın otomatik olarak yayınlayacağı reklamlar için yer açabilirsiniz.
Bir patronunuz olmadan, pazartesi günlerinden nefret etmeden ve sabah saat 8′de uyanmadan sitenizdeki reklamlar aracılığıyla evinizi geçindirecekseniz, ziyaretçi sayınızı (ve dolayısıyla sayfanızdaki reklamlara tıklayanları) artırmalısınız. Günlük ziyaretçi sayınız en az on binleri bulmalı.
Bu on binler şokunu atlattıktan sonra nerede yanlış yaptığınıza bakalım. Benim gördüğüm kadarıyla, insanların kişisel bir blog açıp sonra da bunu binlerce kişinin çok ilginç bulacağını sanmaları, kazanç yolundaki en büyük hata oluyor. Eğer para kazanmayı düşünüyorsanız ihtiyaca yönelmelisiniz. Her telden dem vuran bir blog yerine belirli bir konuya odaklanın. Yemek tarifleri, anne ve çocuk, makyaj hileleri, araba modelleri, ev dekorasyonu, bilgisayar oyunları, teknoloji haberleri… gibi. Hatta bu başlıklar altında daha küçük bir başlık seçip o konuda uzmanlaşan bir blog ya da site, ziyaretçi sayınızı daha kolay artırmanızı sağlayabilir.
3. Mesai yapmadan olmaz.
Sitenize nasıl ziyaretçi çekeceksiniz? Tek bir cevap var: Mesai harcayarak. Her gün onlarca makale yazmanız, çeviri yapmanız, yeni yerleri, ürünleri ya da konunuz ile ilgili diğer yenilikleri takip etmeniz, blogu sürekli yenilemeniz, yazmanız, yazmanız, yazmanız gerekiyor. Sitenizi tanıtmak için sosyal ağları kullanabilir, diğer bloglarla arkadaşlık kurarak kendi blogunuzun reklamını yapabilirsiniz. Ve bütün bunları yaparken elbette zaman harcayacaksınız. Çalışmalarınızın 6. ayında henüz düzenli bir geliriniz yoksa bu sadece normal bir durumdur.
4. Blog yazmak size göre değilse yeteneklerinizi pazarlayabilirsiniz.
Google’a ‘stock photography’ yazıp karşınıza çıkan siteleri inceleyin. Bugün internette fotoğraflarınızı, grafik çalışmalarınızı, çizimlerinizi satarak para kazanabileceğiniz pek çok web sitesi var. Bu iş için stüdyo kuranları bile tanıyorum. Unutmayın ki, düzenli bir gelir için düzenli olarak çalışmanız internette de şart. Sürekli üretmeli, dosyalarınızı yenilemeli, dosya sayınızı artırmalısınız ki kazancınız oluşsun. Üstelik bu tip siteler her çalışmanızı da kabul etmezler. Temiz ve özenli işler ortaya koymalısınız. Ancak kapıyı bir kez araladıktan sonra sevdiğiniz işi yaparak geçinmenin zevki de bir başka olsa gerek. Yoksa Türkiye’de illüstrasyon yaparak geçinmenin başka bir yolu var mı?
Görüldüğü gibi internet yoluyla para kazanmak kulağa çalındığı kadar kolay ve zahmetsiz bir süreç değildir. Elbette hazır sermaye ile çabuk ve kapsamlı bir biçimde inernet girişimciliğine soyunulabilir ve olumlu sonuçlar da alınabilir. Bu makalede ben daha çok evden çalışmak isteyen ve hazırda sermayesi bulunmayanları hedef aldım. Herkese kolay gelsin.
ÜCRETSİZ ANTİK TEXTURE & KROPPED:COM
Texture kullanımına uygun, yüksek çözünürlükteki bu antik duvar Kamboçya’dan. Asıl söz etmek istediğimse bu texture’ı indirebileceğiniz Kropped.com. Sitedeki birbirinden kullanışlı tasarım ögelerini yüklemek için ücretsiz üyelik gerekiyor ama incelediğim kadarıyla kesinlikle buna değer. Kroplanmış insan figürleri özellikle dikkat çekici.
STİL SAHİBİ EKRAN KORUYUCU: DİJİTAL SAAT
Bu ekran koruyucunun tasarımı son derece basit ama asla sıkıcı değil. Hatta çalışma ortamınıza tarz katacağını söylemek yanlış olmaz herhalde. Genellikle kişisel çalışmalarınıza ya da müşteri tasarımlarınıza yönelik ücretsiz yüklemeleri paylaşıyor olsam da bu fotoğrafı o kadar beğendim ki resimdeki screensaver‘ı arayıp buldum. Mac ya da Pc için ayrı ayrı yükleme dosyalarını ücretsiz olarak şurada bulabilirsiniz.
İNTERNETİME DOKUNMA / SANSÜR KARŞITI AFİŞLER
Yarın (15 Mayıs) Türkiye genelinde sansüre karşı ‘İnternetime Dokunma‘ hareketi kapsamında yürüyüşler yapılacak. Bu vesileyle sansür karşıtı, internet temalı afişlere burada yer vermek istedim. Ben Facebook sayfalarındaki görselleri taradım ama dilerseniz daha fazlasını Sansüresansür.org adlı sitenin kendi web sayfasında görebilirsiniz. Dilerim bu hareket, keyfi kararlarla, insan haklarına ve düşünce özgürlüğüne aykırı bir şekilde yürütülen sansür politikası karşısında galip gelir.
ONLINE ÇİZİM & BOYAMA YAPABİLECEĞİNİZ SİTELER
Elinizin altında Adobe’nin programları olmasa bile dijital illüstrasyon yeteneklerinizi sergileyebileceğiniz pek çok web sitesi olduğunu biliyor muydunuz? Rastladığım bir makalede tam 33 adet eskiz, çizim ve boyama yapabileceğiniz site bir araya getirilmiş. Pek çoğunda üyeliğe gerek kalmadan çizimlerinizi kendi bilgisayarınıza kaydedebiliyorsunuz. Kimi siteler çizimlerinizi doğrudan Facebook’ta paylaşmanıza olanak tanırken kimileri de sitenin kendi galerisinde sergiliyor. Siteleri dolaşırken vaktin nasıl geçtiğini anlamamışım. Siz de göz atmak isterseniz tıklayınız.
MİNİMALİST MASAÜSTÜ ARKA PLANLARI
Kimi desktop duvarkağıtlarını görsel açıdan çok sevsem de çok renkli ya da fazlaca detaylı olduklarından rahatça kullanamıyorum. Siz de benim gibi minimalist, sade ama esprili duvarkağıtlarını seviyorsanız simpledesktops.com‘a mutlaka göz atmalısınız. Farklı renklerde, her biri küçük bir grafik ögesiyle süslü, bu sade arka planlardan biri sizin aradığınız türde bir tasarım olabilir.
BASKI İŞLERİNDE HANGİ İŞİN ÖLÇÜSÜ NE OLMALI?
İnternetteki forumlarda gördüğüm kadarıyla en çok araştırılan konulardan biri, hazırlanacak herhangi bir baskı işinin ölçülerinin kaça kaç olması gerektiği. Dergi, poster, flyer, katalog benzeri işlerde, kağıt ziyan etmeden ve matbaada sorun çıkmayacak şekilde çalışmak için, doğal olarak pek çok kişi doğru ölçüleri arıyor.
Bu gibi durumlarda aslında en iyisi işe başlamadan önce matbaayla görüşüp en uygun çalışma ölçülerini almak olacaktır. Bununla beraber aslında pek çok baskı işinin ölçüleri standarttır. Genellikle A4 temel alınarak çalışılır. A4′ün yarısı, 2 katı vb ölçülerdeki işler, (kullanılan kağıt açısından) kaybı engelleyecek işlerdir.
Tesadüfen karşıma çıkan Printplayers.com ise, bu konuda size yardımcı olabilir. Sitede farklı işler için standart ölçüler ve kağıt gramajı, renk tercihi gibi diğer seçenekler bir menü şeklinde sıralanıyor. Aslında firmanın fiyat tekliflerine yönelik hazırladığı bu menüyü ihtiyacı olanlar, baskı işlerinde hangi ölçülerin standart olduğunu görmek ve fikir almak için kullanabilirler. Ek olarak, matbaadan fiyat alırken size hangi bilgileri soracaklarını görmüş olursunuz.
Önemli Not: Sitedeki ölçülerden birini seçtikten sonra, bu ölçülere kesim payı eklemeyi unutmayın. Benim tavsiyem, baskıya verilecek çalışmalarda en az 5′er mm kesim payı verilmesidir.

















